Avrupa Parlamentosu Kararı


15 Kasim 2000

"...bu bağlamda, Türk Hükümeti’ni ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Türk toplumunun önemli bir parçası olan Ermeni azınlığa, özellikle bu azınlığın modern Türk devleti kurulmadan maruz kaldığı soykırımı resmen tanıyarak, yeni bir destek vermeye davet eder,..."


Türkiye’de katılım yönünde ilerleme

Komisyon’un Türkiye’nin katılım sürecinde sağladığı ilerlemeye ilişkin 1999 Olağan Raporu konusunda Avrupa Parlamentosu’nun aldığı karar:

Avrupa Parlamentosu,

- Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne katılım için başvurusu,

- Türkiye için Avrupa Stratejisi üzerine 3 Aralık 1998 tarihli raporu (1),

- Türkiye’nin katılım sürecinde sağladığı ilerleme üzerine Komisyon’un 1999 Olağan Raporu,

- Avrupa Konseyi-Türkiye gümrük birliğini güçlendirmeye yönelik önlemlerin uygulamasına ilişkin aldığı 2 Aralık 1999 tarihli kararı (2),

- Avrupa Konseyi-Türkiye gümrük birliğini güçlendirmeye yönelik önlemlerin uygulamasına ilişkin 764-2000 sayılı, 10 Nisan 2000 tarihli Konsey Yönetmeliği (3),

- Türkiye’de ekonomik ve toplumsal gelişmeyi güçlendirmeye yönelik önlemler üzerine 6 Eylül 2000 tarihli kararı (4),

- Türkiye’nin kuzey Irak’ı bombalamasına ilişkin 7 Eylül 2000’de aldığı karar (5),

- Kurallar Prosedürü’nün 47(1) No.lu kuralı,

- Dış İlişkiler, İnsan Hakları, Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası Komitesi’nin raporu dolayisiyla,

A. Avrupa Konseyi’nin Helsinki’deki toplantısında Türkiye’ye Avrupa Birliği’ne katılım için aday ülke statüsünü tanıma ve Türkiye’nin Kopenhag Kriterleri’ne uygun bir şekilde ilerleme sağlamasına yardımcı olma amacıyla bir katılım ortaklığı kurma ve tek bir mali çerçeve oluşturma konusunda 13 Aralık 1999’da aldığı kararı hatırlatarak,

B. Türkiye’ye aday ülke statüsü verildikten sonra, Avrupa Birliği’nin, Türk Hükümeti ile ortak bir görüş birliğine varmak suretiyle, katılıma yönelik olarak inandırıcı ve geniş kapsamlı bir strateji geliştirmesi ve bunu uygun bir şekilde hayata geçirmesi gereğini göz önünde bulundurarak,

C. Türkiye Kopenhag Kriterlerine uymadan katılım müzakerelerinin başlayamayacağını hatırlatarak,

D. Türkiye ile Avrupa Birliği arasında karşılıklı güven ikliminin yaratılması, böylece Türkiye’nin Avrupa Birliği’ni dışarıya kapalı bir “Hıristiyan Klubü” değil, diğer dinlere ve kültürlere hoşgörüyü içeren bir ortak değerler toplumu olarak görmesinin sağlanmasının gerekli olduğunu, Avrupa Birliği’ne katılımının hiçbir formel kültür ya da dini koşullara bağlı olmadığını dikkate alarak,

E. Açık ve ayrıntılı bir programın insan hakları ve demokrasiden yana bir reform sürecini hızlandırmaya yönelik etkin bir teşvik işlevi göreceğine ve bunun, Türk hükümeti, parlamentosu ve sivil toplum kuruluşlarında ülkede temel haklara tam anlamıyla saygının egemen olmasını ısrarla isteyen kesimlerin elini güçlendireceğine inanarak,

F. 1995’teki anayasa reformundan bu yana demokratikleşme yolunda yasalarda yapılan değişiklikleri ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde anayasada reformdan sorumlu bir “Uzlaşma Komitesi”nin kurulmasını dikkate değer görerek,

G. Türkiye’nin 15 Ağustos ve 8 Eylül 2000’de, ülkede insan hakları ve demokratik çoğulculuğun güvence altına alınması için en kısa zamanda TBMM’de onaylanması gereken, sırasıyla siyasi, sivil, sosyal ve kültürel haklara ilişkin dört önemli BM sözleşmesini imzalamış olmasını memnuniyetle karşılayarak,

H. Demokratikleşme yolunda sağlanan ilerlemeye rağmen, yukarıda belirtilen sözleşmeleri uygulamaya koymak suretiyle insan hakları ve azınlıkların durumunda iyileşmeler sağlanmasına ihtiyaç olduğunu vurgulayarak,

I. Avrupa Konseyi Parlamenterler Assemblesi Başkanı Lord Russel-Johnston’un da belirttiği gibi eski Başbakan Necmettin Erbakan’ın mahkumiyetinin Ankara tarafından onaylanmasının demokratik çoğulculuk ilkelerine uymadığını belirterek,

J. BM Güvenlik Konseyi’nin 1250 sayılı kararının Kıbrıslı Türk ve Rum toplumlarına 1999 sonbaharından itibaren görüşmelere başlama çağrısı yapmış olduğuna, BM Genel Sekreteri’nin gözetiminde Aralık 1999 ve Ocak 2000’de sağlanan cesaret verici temaslara rağmen bu yönde halen hiçbir ilerleme sağlanmamış olduğuna dikkat çekerek; bunun tam tersine, Türk işgal güçlerinin 1 Temmuz 2000’den bu yana Strovialla köyünde askeri statükoyu ihlal ettiğini üzüntüyle karşılayarak,

K. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin 28 Temmuz 1998’de bildirimde bulunduğu “Loizidou – Türkiye” davasındaki (No.15318/89) davacı lehine kararının halen uygulanmamış olduğuna dikkati çekerek,

L. Cumhurbaşkanlığı görevine, hukukun üstünlüğüne bağlılığını göstermiş olan Sayın Sezer’in seçilmiş olmasının, gerekli reformların başarıyla tamamlanmasını kolaylaştıracağı kanaatini taşıyarak,

M. 1999’de Gayrisafi Milli Hasılası 185 milyon ABD doları olan Türkiye’nin Avrupa ekonomisindeki yerini, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında kurulmuş olan bağlantıları, Türkiye’nin ihracatının %53’ünün bugün AB üyesi ülkelere yapılmakta olduğunu ve Türkiye’nin AB ürünlerinin 6. büyük ithalatçısı olduğunu dikkate alarak,

N. Bütçeye daraltmak ve hızla yükselmekte olan enflasyonu düşürmek için IMF’nin talep ettiği ekonomik reform paketinin Aralık 1999’te Türkiye parlamentosu tarafından onaylandığını göz önünde bulundurarak,

O. Türk Hükümeti’ni bir yandan, devlet sübvansiyonlarına son vermekten, emekli maaşlarının yeniden yapılandırılmasına ve özelleştirmelerin hızlandırılmasına kadar çeşitli yapısal reformlar yapmaya, böylece herkesin erişebileceği serbest piyasa ekonomisinin temellerini güçlendirmeye, diğer yandan da Topluluk hukukunu benimseme konusundaki çalışmalarına devam etmeye teşvik ederek,

P. Atlantik İttifakı’nda oynadığı rol ile BAB’a (Batı Avrupa Birliği) Ortak Üye olması dolayısıyla Türkiye’nin önemli bir jeopolitik konumda olduğunu kabul ederek, ancak bu jeopolitik ve stratejik mülahazaların katılım müzakerelerinde belirleyici bir faktör olarak rol oynamaması gerektiğine dikkat çekerek,

Q. Türkiye’nin askeri olanaklarını ortak Avrupa güvenlik ve savunma politikası çerçevesinde tahsis etmeyi düşündüğüne dair işaretler vermesini memnuniyetle karşılayarak,

R. Kendakor’un bombalandığı 15 Ağustos 2000’de Türk Hava Kuvvetlerinin Irak hava sahasına girmesini üzüntüyle karşılayarak ve kınayarak,

S. Türkiye’nin, yasalarının topluluk müktesebatıyla uyum seviyesi konusunda önemli bir öz-değerlendirme sürecini başlattığını ve Türkiye’nin Gümrük Birliği’ne katılmış tek aday ülke olduğunu belirten Komisyon raporunda belirtilen bu konuyla ilgili görüşünü paylaşarak,

T. Bu anlayışla Türkiye Parlamentosu’nun 5 Temmuz 2000’de seksen beşinci kalkınma planına topluluk müktesebatının iç hukuka aktarımını sağlayacak ilkeleri dahil etmesini ve bu süreci koordine etmekten sorumlu bir Avrupa Birliği Sekretaryası kurmasını memnuniyetle karşılayarak,

U. Ancak, Türk Medeni Kanunu’nda çalışmaları yürütülmekte olan reforma, özellikle ana-babalık ve kadın hakları konusunda hız vermek için daha fazla çaba gösterilmesi gereğinin altını çizerek,

V. Devlet memurlarının, ideolojik ya da dini nedenlerle işine son vermeye olanak tanıyan kanun tasarısıyla ilgili kaygılarını belirterek,

1. 11 Nisan 2000’de toplanan Ortaklık Konseyi’nde üç yıldan uzun bir süredir ara verilmiş olan kurumsal etkinlikler ve siyasi diyaloğun yeniden başlatılmasını, özellikle müktesebatın iç hukuka aktarılmasında öncelikleri belirlemekle görevlendirilen sekiz alt-komitenin kurulması sayesinde ortaklık müktesebatının analitik bir bakışla gözden geçirilmesi sürecini başlatarak Ortaklık Konseyi’nin en son aldığı kararların yerine getirilmiş olmasını memnuniyetle karşılar;

2. Türk Hükümeti’ni, özellikle Ceza Yasası’nda reform, yargının bağımsızlığı, ifade özgürlüğü, azınlık hakları, kuvvetler ayrılığı ve ordunun Türkiye’nin siyasal yaşamındaki rolü konularında demokratikleşme çabalarını hızlandırmaya teşvik eder;

3. Türk Hükümeti ve Parlamentosunu politik, medeni, sosyal ve kültürel haklar konusunda yakın zamanda imzaladığı BM sözleşmelerini onaylamaya ve uygulamaya koymaya davet eder;

4. Bu bağlamda Türkiye Parlamentosu ve Türk Hükümetini, Türkiye İnsan Hakları Yüksek Koordinasyon Kurulu Sekretaryası’nın hazırladığı raporu hükümet programına dahil etmeye teşvik eder; Türkiye Bakanlar Kurulu’nun bu raporu bir “başvuru ve çalışma belgesi” olarak 21 Eylül 2000’de kabul etmesini memnuniyetle karşılar; ve raporun kültürel hakları ele alan bölümünün, azınlık haklarını korumaya ilişkin özel önlemleri de eklemek suretiyle, rapora tekrar dahil edilmesi için çağrıda bulunur;

5. Türkiye’den Devlet Güvenlik Mahkemeleri’ni bir an önce feshetmesini bekler ve basın ve yayın suçlarının cezai takibatını ve verilen cezaları askıya alan yasanın kabulünü memnuniyetle karşılar;

6. İlk adım olarak, orta vadede evrensel ifade özgürlüğü ilkesine uygun bir şekilde Ceza Yasasında reform yapmak üzere bir af ilan etme çağrısında bulunur;

7. Anayasa Mahkemesi’nin yakında basın suçu işleyenlerin cezalarının ertelenmesine olanak tanıyan yasaya ilişkin verdiği kararı hukukun üstünlüğünü güçlendirecek bir adım olarak görür; konuyla ilgili yetkilileri söz konusu kararı bu yöndeki reformlara devam etmek için bir fırsat olarak görmeye teşvik eder; bu sürecin mantıken Ceza Yasası’ndaki 312. maddede temelden bir değişimin yolunu açacağına inanır;

8. Konuyla ilgili verilen sözlere dayanarak, ceza hukukunda yapılacak reformun bir parçası olarak ölüm cezasının en kısa zamanda kaldırılması, ölüm cezası kaldırılıncaya kadar hali hazırda infazlara ilişkin yürürlükte olan moratoryuma devam edilmesi için çağrıda bulunur;

9. Türkiye’nin nüfusunun çeşitliliğini sağlayan kültürel, dilsel ve dinsel grupların temel haklarının tanınmasına verdiği önemi bir kez daha hatırlatır;

10. Bu bağlamda, Türk Hükümeti’ni ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni, Türk toplumunun önemli bir parçası olan Ermeni azınlığa, özellikle bu azınlığın modern Türk devleti kurulmadan önce maruz kaldığı soykırımı resmen tanıyarak, yeni bir destek vermeye davet eder;

11. 30 Kasım 1999’da Siirt ilinde ve 26 Haziran 2000’de Van ilinde ilan edilen olağanüstü halin kaldırılması kararını hatırlatarak Türk hükümetine güneydoğu bölgesindeki diğer illerde devam eden olağanüstü halin kaldırılması; Kürt halkı için gerekli siyasi, ekonomik ve sosyal adımları da içeren özel bir çözüm üretilmesi için çağrıda bulunur;

12. Türkiye’nin, özellikle kökleri ülkenin çok eski tarihine kadar uzanan gruplar da dahil olmak üzere, tüm yurttaşlarının insan hakları açısından durumlarını iyileştirecek, bu grupların maruz kaldıkları siyasi, toplumsal ve kültürel ayrımcılığa son verecek ve bunlardan Kürt kökenli olanlara yönelik olarak, ülkenin toprak bütünlüğünü gözetecek şekilde bir siyasi çözüm geliştirmek amacıyla politikasında gerçekten yeni bir yönelime girmesi için çağrıda bulunur; ayrıca Türk yetkililerini Kürt toplumunun siyasi temsilcileriyle, özellikle ülkenin güneydoğusundaki yerleşim yerlerinin belediye başkanlarıyla diyaloğa girmeye davet eder;

13. Avrupa Parlamentosu Sakharov Ödülü sahibi ve Kürt kökenli eski milletvekili, görüşleri nedeniyle cezaevinde bulunan Leyla Zana’nın serbest bırakılmasını talep eder;

14. Türk Hükümeti’nin, gerekli kaynakları tahsis ederek bölgesel farklılıklar sorununun çözümünü, böylelikle ekonomik dengeyi yeniden sağlamayı, insanların geri dönmesi için mezraları açmayı ve köylerin yeniden inşasını amaçlayan ve bunların yanı sıra güneydoğuya yatırımı teşvikine yönelik başka adımları da içeren bir aksiyon planını Eylül 2000’de kabul etmesini memnuniyetle karşılar;

15. Helsinki Avrupa Konseyi’nin yeterli kaynak tahsisini ve bir katılım ortaklığını içeren tek bir mali çerçeve kurma yönündeki iki kararını memnuniyetle karşılar; Konsey’e ve Komisyon’a bu iki kararı en yakın zamanda uygulamaya koyma ve Avrupa Birliği’nin, özellikle insan hakları konusuna ve Helsinki kararlarının 4. ve 9 (a) paragraflarında belirtilen konulara atıfta bulunan Avrupa Konseyi’nin önceki kararları temelinde katılım öncesi stratejisinin gereklerini yerine getirmekle yükümlü olan Türkiye’ye yapacağı mali yardımın miktarını yeniden belirleme çağrısında bulunur;

16. Avrupa Konseyi’ni, Avrupa Birliği’nin ilgili ülkelerle siyasi diyalog kurallarına uygun olarak, Türk Hükümeti’nin ortak dış politika ve güvenlik politikasına şu ya da bu şekilde katılım talebinde bulunduğunu dikkate almaya çağırır ve Türkiye’nin Avrupa ortak güvenlik ve savunma politikası çerçevesinde Avrupa’nın kapasitesini geliştirmeye katkıda bulunma konusundaki kararlılığını memnuniyetle karşılar; bu şekilde bir katkıda bulunmadan önce Üye Devletlerin toprak bütünlüğüne saygı konusunda açık ve net bir politika beyanında bulunulması gerektiğine inanır;

17. Türkiye ve Yunanistan dışişleri bakanlarının güven tesisine yönelik görüşmelerin başlaması konusunda 31 Ekim 2000’de anlaşmaya varmış olmalarını memnuniyetle karşılar;

18. Türk Hükümeti’ne, BM Güvenlik Konseyi’nin 1250 sayılı kararına uygun olarak, Avrupa Konseyi tarafından da kabul edilen ilgili BM Güvenlik Konseyi kararları ve BM Genel Kurulu tavsiyeleriyle uyumlu bir şekilde müzakerelere dayalı, geniş kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm için Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk toplumları arasında görüşmelere zemin hazırlayacak bir atmosferin yaratılmasına hiçbir önkoşul koymadan katkıda bulunma çağrısında bulunur; bunun 10 Kasım 2000’de başlayacak olan dolaylı görüşmelerin beşinci turunda gerçekleştirilmesini ve bu görüşmelerin, önemli ilerlemeler sağlayacak şekilde BM himayesinde iki taraflı müzakerelerle sonuçlanmasını umar;

19. Türk Hükümeti’ni Kıbrıs’taki işgal güçlerini geri çekmeye çağırır;

20. Türk Hükümeti’ni, kendisinin önerdiği gibi, Kafkasya’daki bütün komşularıyla ilişkilerini bölgeye yönelik İstikrar Paktı çerçevesinde iyileştirmeye çağırır;

21. Bu bağlamda Türk Hükümeti’ne, özellikle iki ülke arasında normal diplomatik ve ticari ilişkileri yeniden kurmaya yönelik bir diyaloğu başlatma ve mevcut ablukayı kaldırma çağrısında bulunur;

22. Türk Hükümeti’ni, Komisyon’la işbirliği içinde, topluluk müktesebatının iç hukuka aktarılması konusundaki katılım öncesi stratejinin uygulanmasına yönelik çalışmalarını sürdürmeye, özellikle tek pazar, tarım, ulaşım, çevre ve idari organizasyon alanlarındaki koşulları iyileştirmeye çağırır;

23. Türk Hükümeti’nin Türk Ceza Yasası ve Medeni Kanun’da değişiklik çalışmalarının, bu kapsamda ana-babalık hukuku ve kadın haklarını da içeren reform sürecinin gelecek yıl hızlandırılacağına ilişkin açıklamalarını memnuniyetle karşılar;

24. Türk Hükümeti’ni, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin önceki ve gelecekteki kararlarına uymaya ve Avrupa Konseyi’nin yargıç ve polis memurlarının eğitimine ilişkin yaptığı önerileri dikkate almaya çağırır;

25. Ayrıca Türkiye’yi, Avrupa Konseyi’nde verdiği taahhütleri hatırlatır ve özellikle, katılım ortaklığının bir parçası olan siyasi önlemlerin uygulamasının etkin bir şekilde takip edilmesine olanak sağlayacak şekilde Avrupa Konseyi enstrümanlarını kendi sistemine uyarlamaya davet eder;

26. Türkiye’nin hali hazırda Kopenhag siyasi kriterlerinin hepsini yerine getirmemiş olduğu görüşündedir; siyasal diyaloğun geliştirilmesi ve Türkiye’nin katılım yönündeki ilerlemesine yardımcı olunması için, Avrupa Birliği ve Türkiye’nin önde gelen siyasetçilerinin yanı sıra sivil toplum temsilcilerinin de yer aldığı tartışma forumları düzenleme önerisini tekrarlar; bir Avrupa-Türkiye Vakfı’nın kurulması yönünde önceki devlet başkanı Sayın Demirel’in attığı adımı, bu vakfın söz konusu tartışma forumlarının düzenlenmesini kolaylaştırabileceği düşüncesiyle, memnuniyetle karşılar;

27. [Türkiye’nin] nüfusunun %50’sini 25 yaşın altındaki gençlerin oluşturduğu göz önünde bulundurulduğunda, Avrupa’nın ortak değerlerinin içerdiği temel ilkelerin iyi anlaşılmasına yardımcı olmak için, Komisyonu eğitim alanında ek programlar geliştirmeye ve uygulamaya koymaya davet eder;

28. Konsey’i ve Komisyon’u, Türkiye’deki sivil toplumu güçlendirmek, demokratik sistemi sağlamlaştırmak ve ülkede özgür, bağımsız medyayı desteklemek üzere Türkiye’de demokrasi için MEDA programlarının etkinlik düzeyini artırmanın yollarını bulmaya davet eder;

29. Parlamento Başkanı’nı bu kararı Komisyon’a, Konsey’e, Üye Devletlerin hükümetleri ve parlamentolarına ve Türk Hükümeti ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne ulaştırmakla görevli kılar.

(1) OJ C 398, 21.12.1998, s. 57
(2) OJ C 194, 11. 7. 2000, s.65
(3) OJ C 94, 14.4.2000, s.6
(4) Kabul edilen metinler, Madde 3
(5) Kabul edilen metinler, Madde 18