Vatikan Şehri Tebliği


10 Kasim 2000

"...Yüzyıl başında başlayan Ermeni soykırımı daha sonra gelecek olan dehşetin bir önsözü niteliğindeydi. İki dünya savaşı, sayısız bölgesel çatışmalar ve kasıtlı olarak organize edilen imha kampanyaları milyonlarca inananın canını aldı..."


Papa II. John Paul ve Katolikos II. Karekin’in Ortak Tebliği

Roma Piskoposu Papa II. John Paul Hazretleri ile Tüm Ermeniler Katolikosu ve Yüksek Patriği II. Karekin Hazretlerine, 2000 Yılı Jübilesi ve Hıristiyanlığın Ermenistan’ın devlet dini olarak kabul edilmesinin 1700. yıldönümünde bir araya gelme fırsatını verdiği için Rab’a ve Kurtarıcı İsa Mesih’e şükranlarını sunarlar.

Ayrıca Kutsal Ruh’a, son yıllarda Roma Kutsal Makamı ile Eçmiyadzin Kutsal Makamı arasında kardeşçe ilişkilerin gelişmesi ve derinleşmesi nedeniyle de teşekkür ederler. Bu gelişme her ikisinin şu anki buluşmalarında ve özellikle, Ermenistan kralına (İ.S. 301’de) Hıristiyanlığı kabul ettiren ve Ermeni Kilisesi’nin Katolikosluk mertebesini kuran Aydınlatıcı Aziz Gregor’un kutsal emanetinin armağan edilmesinde ifadesini bulmuştur. Bu buluşmanın temelini atan, Papa VI. Paul ile Katolikos I. Vasken arasında (1970) ve Papa II. John Paul ile Katolikos I. Karekin’in arasında (1996 ve 1999) gerçekleşen önceki görüşmeler olmuştur. Papa II. John Paul ile Katolikos II. Karekin şimdi Ermenistan’da yapılması muhtemel bir buluşmayı umutla beklemektedirler. Bugünkü görüşmelerinde aşağıda ifade edilen görüşleri duyurmayı arzu etmektedirler:

Birlikte, Rab’ın Üçlü Doğası’na ve tek İsa Mesih’e, bizim selametimiz için insana dönüşen Tanrı’nın tek oğluna inancımızı ilan ederiz. Biz ayrıca Tek, Katolik, Apostolik ve Kutsal Kilise’ye inanırız. İsa’nın Bedeni olarak Kilise tek ve benzersizdir. Bu, Havariler ve Kilise Babaları’nın öğretileri üzerinde temellenen ortak inancımızdır. Bunun yanı sıra, gerek Katolik Kilisesi’nin, gerekse Ermeni Kilisesi’nin, en başta piskoposların apostolik halefiyetine dayanan rahiplik kurumu ve Komünyon olmak üzere gerçek dini törelere sahip olduğunu kabul ederiz. Aramızda tam ve görünür bir birlik için dua etmeye devam etmekteyiz. Birlikte riyaset ettiğimiz litürjik tören, paylaştığımız barış işareti ve Rabbimiz İsa Mesih adına birlikte ettiğimiz hayır duası piskoposluk mertebesinde kardeş olduğumuzun tanığıdır. Her ikimiz birlikte ortak misyonumuzdan, apostolik inancını vaz etmekten ve İsa Mesih’in bütün insanlara, özellikle zor koşullar altında yaşayanlara olan sevgisine tanıklık etmekten sorumlu olduğumuzu belirtiriz.

Katolik Kilisesi ve Ermeni Kilisesi, farklı teolojik, liturjik ve kilise hukuku geleneklerinin birbiriyle çatışmadıkları, tersine bunların birbirlerini tamamladıkları konusundaki inançlarıyla, karşılıklı saygıya dayalı uzun bir ortak tarihe sahiptirler. Bugün de birbirimizden kazanacağımız çok şey var. Ermeni Kilisesi için Katolik öğretisinin engin kaynakları, akademisyen ve öğrenci değişimi yoluyla, çeviriler ve akademik girişimler yoluyla, teolojik diyaloğun çeşitli biçimleri yoluyla, bir hazine ve ilham kaynağı haline gelebilir. Aynı şekilde Katolik Kilisesi için de, Ermenistan gibi direngen, şehitlerin sabırlı inancına sahip bir ulus, özellikle ortak dualar aracılığıyla bir manevi güç kaynağı haline gelebilir. Aramızdaki karşılıklı alışverişin bu türden çeşitli biçimlerinin ve yakınlaşmanın daha da geliştirilmesi ve yoğunlaştırılmasını bütün içtenliğimizle arzu etmekteyiz.

Üçüncü bin yıla girerken hem geçmişe, hem de geleceğe bakıyoruz. Geçmiş söz konusu olduğunda Rabbin sonsuz cömertliğiyle bize bahşettiği sayısız armağan için, çok sayıda aziz ve şehidin kutsal tanıklığı için, atalarımızın bize bıraktığı manevi ve kültürel miras için müteşekkiriz. Ne var ki, gerek Katolik Kilisesi, gerekse Ermeni Kilisesi birçok karanlık ve zorluklarla dolu dönemden de geçmiştir. Ateist ve materyalist ideolojiler Hıristiyan inancına karşı mücadele yürütmüşler, totaliter ve şiddete dayalı rejimler Hıristiyan tanıklığıyla ters düşmüşler, Hıristiyan sevgisi bireycilik ve kişisel çıkar düşkünlüğü tarafından nefessiz bırakılmıştır. [Bu dönemlerde] ülke liderleri artık Tanrı’dan korkmuyorlardı, insanlık karşısında da utanç duymuyorlardı. Her iki kilisemiz için de 20. yüzyıla damgasını vuran olağanüstü yoğunlukta şiddet yaşanmıştır. Yüzyıl başındaki Ermeni soykırımı, onu izleyen dehşetin bir önsözü niteliğindeydi. İki dünya savaşı, sayısız bölgesel çatışmalar ve kasıtlı olarak organize edilen imha kampanyaları milyonlarca inananın canını aldı. Yine de, bu olayların ve sonuçlarının korkunçluğunu hafifletmeksizin, diyebiliriz ki, eğer Hıristiyanlar cevap olarak Hıristiyanlık hakikati ve sevgisinde daha derin bir dostlukla bir araya gelebildilerse, bütün bunların içlerinde bir çeşit ilahi bir sınav taşıdığının kanıtıdır.

Şimdi geleceğe umut ve güvenle bakabiliriz. Tarihin bu kavşak noktasında biz Hıristiyanlar ve dünya için yeni ufuklar görmekteyiz. Gerek Doğu’da, gerekse Batı’da tanrı tanımaz rejimlerin ve hayat tarzlarının ölümcül sonuçlarını yaşadıktan sonra, çok sayıda insan hakikatin bilgisine ve kurtuluş yoluna büyük bir özlem duymakta. Birlikte, iyilik ve özgürlüğe duyduğumuz saygının yol göstericiliğinde, bu insanların özlemlerine cevap olmaya, böylece onlara hakiki hayatın ve hakiki mutluluğun kaynaklarını götürmeye çalışacağız. Havariler Peter ile Paul’ün, Thaddeus ile Bartholomew’un, Aydınlatıcı Aziz Grigor’un ve Katolik Kilisesi ile Ermeni Kilisesi’nin bütün Aziz Pastörlerinin şefaatini diliyor ve tek bir ses halinde Tanrı’ya tanıklık etmek ve kurtuluşun gerçekliğini ilan etmek için dua ediyoruz. Aynı zamanda, Ermeni ve Katolik Kilisesi’nin mensuplarının yan yana yaşadığı dünyanın her yerinde, tüm dini bütün ve inançlı elçilerin “Birbirinizin ağır yükünü taşıyın, böylece Mesih’in Yasası’nı yerine getirirsiniz” (Gal. 6:2) sözünü hayata geçirmesi için dua ediyoruz. Onlar, birbirlerinin kendilerine ait kimliklerine, dini göreneklerine, biri diğeri üzerinde egemenlik kurmaksızın, tam anlamıyla saygı göstererek karşılıklı destek ve yardımcı olsunlar: “Bunun için fırsatımız varken herkese, özellikle iman ailesinin üyelerine iyilik yapalım”. (Gal. 6:10)

Son olarak, barış için Kutsal Anamız’ın şefaatini diliyoruz. Tanrı ulusların liderlerine izan versin ki, dünyanın her yerinde adalet ve barış hakim olsun. Özellikle bugünlerde Orta Doğu’da barış için dua ediyoruz. İbrahim’in bütün çocukları karşılıklı saygı ile yetişsinler ve dünyanın bu kutsal parçasında barış içinde bir arada yaşamının yollarını bulsunlar.

[Kaynak: Resmi olmayan İngilizce çeviri]