İnsanlık İçin Elie Wiesel Vakfı


9 Nisan 2007

Konu: Nobel ödülü sahipleri, Türklerle Ermeniler arasında tolerans, temas ve işbirliği için çağrı yapıyorne davet ediyor.

Değerli dostlar,

Biz, aAşağıda imzası bulunan biz Nobel ödülüne layık görülenler, sahipleri bu çağrımızla doğrudan Türkiye ve Ermenistan halklarına sesleniyoruz. 19 Ocak 2007’de cinayete kurban giden, suikast sonucu hayatını kaybeden, Türkiye’deki Agos gazetesinin Ermeni yöneticisi Hrant Dink’in canıyla ödediği bedeli unutmuyor, onun anısını yaşatmanın en doğru yolunun, hayatını adadığı ifade özgürlüğü ve Türkler ile Ermeniler arasında yakınlaşmayı saülamak için harcanacak için çaba harcamak olduğuna inanıyoruz.

Bu doğrultuda, Ermeniler ve Türkler hükümetlerini aşağıdaki adımları atmaya teşvik etmelidirler:

- Türkiye-Ermenistan sınırını açmakılmalıdır. Açık kapı, sınırın her iki tarafındaki toplumlar için ın ekonomik koşulları nı büyük ölçüde iyileştirecek, birbirini anlamanın vazgeçilmez koşulu olan insani etkileşimi mümkün kılacaktır. İki ülke arasındaki anlaşmalar mevcut sınırları tanıyor ve serbest seyahat ve ticaret çağrısı yapıyor.

- Sivil toplumlar arası işbirliklerinde ği karşılıklı güvenin tahsisi. yolu açılmalıdır. Türkler ve Ermeniler 2001 yılından bu yana ortak sorunların yaratıcı ve yapıcı bir şekide ele alınması yolunda büyük umutlar doğuran projelerde birlikte çalışmaktadır. İki ülkenin hükümetleri, örneğin Türk ve Ermeni üniversiteleri arasında akademik bağlar kurulmasını, ve öğrenci değişim programlarını destekleyerek, bu çabalara katkıda bulunmalıdırlar.

- Resmi temasların geliştirilmesilidir. Sivil toplum girişimlerini daha ileri düzeylere taşıyabilmek için, hükümetler tarafından yeni anlaşmalar imzalanması ma ve tam diplomatik ilişkilerin kurulması ma yoluyla iki ülke arasındaki ikili temaslara hız verilebilir, görüş alışverişi için yeni çerçeveler geliştirilebilir ve resmi ilişkiler güçlendirilebilir.

- Temel özgürlükleinr sağlanması lıdır. Türkiye, etnik ve dini azınlıklar aleyhine ayrımcılığa son vermeli ve Türklüğü aşağılamayı suç sayan Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesini yürürlükten kaldırmalıdır. Ermenistan ise da girdiği otoriter yönetim yolundan geri dönmeli, özgür ve adil seçimlere izin vererek meli ve insan haklarına saygı göstermelidir. Türkler ile Ermeniler arasında Ermeni Soykırımı’na bakış açısından bir uçurum vardır. Bu uçurumu aşabilmek için n üstesinden gelme konusunda, Uluslararası Soykırım Akademisyenleri Birliği’nin ulaştığı sonuçları teyit eden, 2003 tarihli “Soykırımı Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 20. Yirminci Yüzyılın Başında Meydana Gelen Olaylara Uygulanabilirliği Üzerine Hukuki Analiz” belgesine başvurulmasını öneriyoruz.

Bu belgede, “[Osmanlı] faillerinin en azından bir kısmı yaptıklarının, Ddoğu Anadolu Ermeniler’inin tamamının ya da bir kısmının imhasıyla sonuçlanacağını biliyorlardı, ya da kasıtlı olarak bunu amaçlamışlardı ve dolayısıyla soykırımı hedefleyen cı bir kasıtla hareket etmişlerdi. Bu nedenle söz konusu olayların belirtilen sSözleşme’de tanımı verilen soykırım suçunun bütün unsurlarını içerdiği söylenebilir,” deniliyor. Ayrıca belgede “Sokırım Sözlemesi’nde, sözleşmenin geriye doğru uygulanmasını şart koşan öngören bir hükmün bulunma[dığı]” belirtiliyor.

Söz konusu analiz, gerek Ermenilerin, gerekse Türklerin endişe duyduklarlı temel konuların ele alınması için neler yapılması gerektiğini de açıklıyor. içeriyor. Barışmak Sonuca varmak elbette hem acılı, hem de zor olacaktır. Kısa sürede bir ilerleme gerçekleşemeyecektir. Devletleri Hükümetleri kendi başlarına bırakmak yerine, konunun tarafı olan halklar ve sivil toplum liderleri karşılıklı anlayış ve yakınlaşmanın önünü açan etkinlikler gerçekleştirmeli ve aynı zamanda kendi hükümetlerini daha aydınlık bir geleceğe doğru bir yol haritası çizmeye zorlamalıdır.

Saygılarımızla,
Peter Agre, Nobel Kimya Ödülü (2003)
Sidney Altman, Nobel Kimya Ödülü (1989)
Philip W. Anderson, Nobel Fizik Ödülü (1977)
Kenneth J. Arrow, Nobel Ekonomi Ödülü (1972)
Richard Axel, Nobel Tıp Ödülü (2004)
Baruj Benacerraf, Nobel Tıp Ödülü, (1980)
Gunter Blobel, Nobel Tıp Ödülü, (1999)
Georges Charpak, Nobel Fizik Ödülü (1992)
Steven Chu, Nobel Fizik Ödülü (1997)
J.M. Coetzee, Nobel Edebiyat Ödülü (2003)
Claude Cohen-Tannoudji, Nobel Fizik Ödülü (1997)
Mairead Corrigan, Maguire, Nobel Barış Ödülü (1976)
Robert F. Curl Jr. Nobel Kimya Ödülü (1996)
Paul J. Crutzen, Kimya Nobel Ödülü (1995)
Frederik W. de Klerk, Nobel Barış Ödülü (1993)
Johann Deisenhofer, Nobel Kimya Ödülü (1998)
John B. Fenn, Nobel Kimya Ödülü (2002)
Val Fitch, Nobel Fizik Ödülü (1980)
Jerome I. Friedman, Nobel Fizik Ödülü (1990)
Donald A. Glaser, Nobel Fizik Ödülü (1960)
Sheldon Glashow, Nobel Fizik Ödülü (1979)
Roy J. Glauber, Nobel Fizik Ödülü (2005)
Clive W.J. Granger, Nobel Ekonomi Ödülü (2003)
Paul Greengard, Nobel Tıp Ödülü (2000)
David J. Gross Nobel Prize, Physics (2004)
Roger Guillemin, Nobel Tıp Ödülü (1977)
Dudley R. Herschbach, Nobel Kimya Ödülü (1986)
Avram Hershko, Nobel Kimya Ödülü (2004)
Roald Hoffman Nobel Prize, Chemistry (1981)
Daniel Kahneman, Nobel Ekonomi Ödülü (2002)
Eric R. Kandel, Nobel Tıp Ödülü (2000)
Aaron Klug, Nobel Kimya Ödülü (1982)
Edwin G. Krebs, Nobel Tıp Ödülü (1992)
Sir Harold W. Kroto, Nobel Kimya Ödülü (1996)
Finn E. Kydland, Nobel Ekonomi Ödülü (2004)
Leon M. Lederman, Nobel Fizik Ödülü (1988)
Anthony J. Leggett, Nobel Fizik Ödülü (2003)
Rudolph A. Marcus, Nobel Kimya Ödülü (1992)
Daniel L. McFadden, Nobel Ekonomi Ödülü (2000)
Craig C. Mello, Nobel Tıp Ödülü (2006)
Robert C. Merton, Nobel Ekonomi Ödülü (1997)
Marshall W. Nirenberg, Nobel Tıp Ödülü (1968)
Sir Paul Nurse, Nobel Tıp Ödülü (2001)
Douglas D. Osheroff, Nobel Fizik Ödülü (1996)
Martin L. Perl, Nobel Fizik Ödülü (1995)
John C. Polanyi, Nobel Kimya Ödülü (1986)
Stanley Prusiner, Nobel Tıp Ödülü (1997)
José Ramos-Horta, Nobel Barış Ödülü (1996)
Richard J. Roberts, Nobel Tıp Ödülü (1993)
Wole Soyinka, Nobel Edebiyat Ödülü (1986)
Elie Wiesel, Nobel Barış Ödülü (1986)
Betty Williams, Nobel Barış Ödülü (1976)
Kurt Wüthrich, Nobel Kimya Ödülü (2002)